Pazar, Kasım 8

İZMİR GENÇ UMUT: "AKP DEFOL LİSELER BİZİMDİR!"

AKP'nin bakanı Nimet Çubukçu'nun İzmir Balçova’daki Ahmet Balcıoğlu Ticaret Meslek Lisesi’nin açılışına katıldı. Eğitimi piyasalaştıran ve gericileştiren AKP'ye her zamanki gibi söyleyecek bir sözümüz vardı.
Konuşmasına ucuz işçi yetiştiren meslek liselerini överek başlayan Nimet Çubukçu daha sözünü tamamlayamadan, bir arkadaşımız tüccar bakanın sözünü kesti. Liselerin piyasalaştırdıklarını öğrencilerin müşterileştirildiğini belirten arkadaşımız konuşma yaparken; iki Genç Umutçu da “AKP Defol! Liseler Bizimdir” yazılı pankart açtılar.


Liseli Genç Umut’un okulun bahçesinde gerçekleştirdikleri protesto sırasında bakan Çubukçu konuşmasına ara vermek zorunda kaldı. Protestonun hemen ardından 4 öğrenci, özel güvenlikler ve polisler tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan öğrenciler akşam saatlerinde serbest bırakıldı.


İzmir Liseli Genç Umut

İstanbul’da Liseli Genç Umut’tan kantin boykotu

İstanbul'da, kantin fiyatlarının düşürülmesi için 2 Kasım günü Kağıthane Profilo Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde boykota başladık. Lisedeki öğrencilerin büyük çoğunluğu boykota katıldı. Kantindeki fiyatlar düşene kadar boykotlarını devam ettireceğiz. Kantin fiyatlarının düşürülmesi talebinin yanında kantinin temizliği ve yemeklerin niteliğini denetleyecek bir de komisyon oluşturulması talepleriyle imza da topluyoruz.

İstanbul Liseli Genç Umut

Ferman Devletin, Haklar Bizimdir!

"Ferman devletin haklar bizimdir" diyenler hakları için birleşti, binler “halkın hakları var, krize karşı şartları var” dedi. Krizin yarattığı toplumsal yıkıma karşı binler, “insanca bir yaşam için” Halkevleri’nin çağrısıyla Ankara’da buluştu. Yoksul mahalleliler farklı işyerlerinden direnişteki işçiler, çevre hakkı savunucuları, kadınlar, öğrenciler, kamu emekçileri, mimar-mühendisler omuz omuza verdi.


Binler halkın hakları ve krize karşı şartları için Ankara’da birleşti


Halkevleri’nin "Krizin yarattığı toplumsal yıkım karşısında haklarımız için birleşiyoruz" sloganıyla yürüttüğü çalışmalar bugün Ankara’da düzenlenen görkemli bir mitingle sürdü. Barınmadan sağlığa, çalışma hakkından kadın mücadelesine kadar farklı hak mücadeleleri kortejleri oluşturan yaklaşık 5 bin kişi “Krize karşı halkın şartları var!” dedi. Hak mücadeleleri kendi örgütlü güçlerini Ankara’ya taşıdı


*Yürüyüşte İstanbul halkı 3. köprüye karşı yaşam haklarını savunan pankartları ve kapitalizmin krizine karşı Marx’ı selamlayan pankartlarıyla alanda yerlerini aldılar.


*Engelli Hakları Atölyesi “Ne sadaka ne ayrıcalık parasız eğitim parasız sağlık” isteyerek engelli hakları mücadelesini alana taşıdı. Geçen ay İstanbul İkitelli’de yaşanan sel felaketinde mağdur olan Sefaköy halkı yaşanılan felaketten selin değil AKP’nin sorumlu olduğunu hatırlatan pankartlarıyla alanda yerlerini aldı.


*Ankara Dikmen ve İstanbul Bahçelievler’den gelen Halkevci Kadınlar ise kreş hakkını öne çıkarttıkları kortejlerinde Urfa’da öldürülen Ceylan’ın, tutuklu DTP’li kadın ve çocukların fotoğraflarını taşıdılar. Eskişehir’de intihar eden, İstanbul’da selle beraber can veren kadın emekçileri dövizleri ve sloganlarıyla andılar.


*Parasız eğitim talebini dile getiren Kocaeli Halkevleri, derinleşen işsizlik sorunu karşısında güvenceli iş talep eden Bursa Halkevleri, zamlara ve gericiliğe karşı mücadele çağrısı yapan Eskişehir Halkevleri, halkın sağlığına ve bölgedeki tarım üreticilerinin ürünlerine sahip çıkan Karadeniz Halkevleri renkli pankartları, flamaları ile alanda yerlerini aldı. Bursa Halkevleri'nin kortejinde "Üzmez'i hakladık sıra AKP'de" pankartıyla yer alan Üzmez eylemcisi kadınlar da şemsiyeli direnişlerini bir kez daha hatırlattı.


*Çukurova Bölge Halkevleri “Kardeşliğin ülkesi barışın güvencesi” pankartıyla Kürt sorununda barışın teminatının halkların kardeşleşmesi olduğu mesajını Ankara’ya taşıdı. Antalya Halkevleri ise sağlıkta alınan katkı paylarına karşı geçen hafta yaptıkları eylemin ardından katkı payının kaldırılması talebini alanda dile getirdi. İzmir Halkevi açlığa ve işsizliğe dikkat çekerken, Sivas ve Bolu Halkevleri de pankartlarıyla alanda yerlerini aldılar.


*Çalışma hakkı kortejinde yer alan DİSK Dev Sağlık-İş üyesi işçiler, işten atılan ve direnişte olan Eskişehir Renta’dan Birleşik Metal-İş üyeleri, 25 Kasım KESK grevine katılım çağrısı yapan Devrimci Kamu Emekçileri, sağlık hakkı talebini dile getiren sağlık emekçileri, Devrimci Öğretmen ve Atanamayan Öğretmenler Platformu üyesi güvencesiz eğitimciler, Mühendis Mimarlar ve Şehir Plancıları’nın yer aldığı Politeknik korteji, emeğin rengini tüm coşkusuyla alana yansıttı.


*Ankara’nın Dikmen ve Mamak bölgesindeki Barınma Hakkı Büroları ve Kocaeli Arızlı’daki depremzedeler de insanca koşullarda barınma talebini kitlesel ve coşkulu kortejiyle mitinge taşıdılar.


*Niğde’den gelen Hasangazi Köy Meclisi, köylerinde yürütülen siyanürlü madencilik çalışmalarına karşı çevre hakkı için mitingde yer aldı. KESK Ankara Şubeler Platformu ve PSAKD Ankara Şubesi ve AFSAD’lı fotoğraf sanatçıları eyleme katılarak destek verdi.

*Türkiye’nin farklı kentlerindeki üniversitelerden Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla gelen üniversiteliler, piyasalaştırmaya, gericiliğe, yasakçı üniversite yönetimlerine karşı isyan sloganlarıyla mitingin kitlesel ve renkli kortejini oluşturdular. Liseli Genç Umut “YETER ULAN İSYAN VAR” çağrısıyla büyüttüğü gerici piyasacı eğitim karşıtı mücadelesini ve "Kürt arkadaşıma, kardeşime dokunma" kararlılığını coşkulu sloganlarıyla dile getirdi.

*sendika.org'dan kısaltılmıştır.



Kantin Zamlarına Genç Umutçulardan Boykot!

Bursa Anadolu Erkek Lisesi öğrencileri yeni öğretim yılıyla birlikte kantin fiyatlarına yapılan zamlara karşı boykot başlattı.

7 Ekim'de başlayan ve yaklaşık bir hafta süren boykot sonunda okul idaresi öğrencileri dinlemek zorunda kaldı. Boykot süresince başta kantinci olmak üzere idare ve polis, öğrencilere çeşitli baskılar yaptılar. Yapılan baskılardan yılmayan öğrenciler sonunda başarı elde ettiler ve zamları geri çektirdiler. Kantin boykotuyla ilgili Genç Umutçular tarafından yapılan açıklamada, “Krizin annelerimizi, babalarımızı işsiz bıraktığı bu günlerde, okul kantininde temel gıda maddelerine yapılan zam, krizin faturasının bir kısmını bize çıkarmaktı. Buna karşı başlattığımız mücadele başarıyla sonuçlandı” denildi.

Bursa Liseli Genç Umut

Okmeydanı Gençliği Che İçin Yürüdü

Okmeydanı gençliği Che’nin ölümünün 42. yılında mahalle sokaklarına Che için yürüyüş düzenledi.
Aralarında Genç Umutçuların da bulunduğu gençler, ellerinde Che'nin fotoğrafları ve flamaları ile mahalleyi dolaştı. Yürüyüş sırasında “Gençlik yürüyor, mücadele büyüyor”, “Ernesto’ya sözümüz devrim olacak” sloganları atıldı.
Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda tıpkı Che gibi, tıpkı Dev-Genç’liler gibi gençliğin bugün de halkın yanında olduğu, halkın hakları için mücadele ettiği vurgulandı. 60 kişinin katıldığı yürüyüşe yer yer mahalle halkı da katıldı veya alkışlarıyla destekledi. Yürüyüşün ardından yeniden Halkevi önüne gelen gençler burada Dev-Genç marşını söyledikten sonra saygı duruşuyla etkinliklerine başladı.
10 Ekim gününün de Dev-Genç’in kuruluş günü olduğu, bugün Dev-Genç'li olmanın emperyalizme ve onun işbirlikçilerine karşı halkın eğitimden barınmaya her hakkını savunmak demek olduğu üzerine yapılan konuşmanın ardından bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Kısa filmin ardından şiirler okundu ve Okmeydanı Halkevi müzik atölyelerinde çalışan gençlerin hazırladığı kısa bir müzik dinletisiyle etkinlik sonlandırıldı.

İstanbul Liseli Genç Umut

Baz İstasyonu İs-te-mi-yo-ruz!

İçlerinde Genç Umutçuların da bulunduğu 150’ye yakın Ege Lisesi öğrencisi, dün (6 Ekim) gerçekleştirdikleri eylemde, okullarının hemen yanında yer alan baz istasyonunu istemediklerini haykırdılar.

“Radyasyona inat yaşasın hayat”, “Baz istasyonu kaldırılsın”, “Kanser olmak istemiyoruz” sloganlarının atıldığı eylemde liseliler, ‘Daha çok PARA için sağlığımızı satılar!’, ‘Baz istasyonu is-te-mi-yo-ruz!’ yazılı dövizleri taşıdılar.

“Haklarımız için 25 Ekim’de alanlara!” Eyleme destek veren SES Ankara Şube Başkanı İbrahim Kara ve Eğitim-Sen 2 No’lu Şube üyesi Nilgün Makar’ın da birer konuşma yaptığı eylemde öğrenciler, mücadelelerinin devam edeceğini belirterek, şartlarını sokağa taşımak için herkesi, 25 Ekim’de yapılacak olan mitinge çağırdı.

Ankara Liseli Genç Umut

Kardeşlerimizi Geri İstiyoruz!

Adana Liseli Genç Umut olarak, taş attıkları iddiası ile tutuklanan 84 Kürt çocuk için "Kardeşlerimizi Geri İstiyoruz" yürüyüşü yaptık.

Adana Büyükşehir Belediyesi önünde saat 16.00’da bir araya gelerek Kürtçe ve Türkçe “Kardeşlerimizi Geri İstiyoruz” pankartı açarak postaneye doğru yürüyüşe geçtik. Sivil polislerin engellemeye çalıştığı yürüyüş kararlı duruşumuz sayesinde devam etti. Adana’da taş attıkları iddiasıyla tutuklanan 84 çocuğun 400 yıl 6 ay ceza istemiyle yargılandıklarını anlatan konuşmalar yaparak yürüyerek faşizme karşı ortaklaşma çağrılarında bulunduk.

Basın açıklamamızda, 1954 yılında İsviçre’nin Cenevre kentinde 40 ülkeden katılan temsilcinin “Çocuk Korunmasına Dair Cenevre Hakları Bildirisi” yayınladığını, Türkiye’nin de 1963 yılında sözleşmeye imza attığını söyleyerek, Ekim ayının ilk pazartesi gününü de Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlandığını ifade ettik.

Sözleşmede yer alan “Çocukların her türlü renk, dil, din, cinsiyet ve siyasal inançtan dolayı ayrı tutulmaması gerektiği” maddesinin ülkemizde uygulanmadığını, kişinin dilinin, cinsinin ve siyasal görüşünün uygulamaya yön verdiğini söyledik. Yaşanan hukuk dışı uygulamaları verdiği karşılaştırmalı örnekle açıklayarak, Cem Garipoğlu ile tutuklanan Kürt çocuklarının maruz kaldığı uygulamalara dikkat çektik. Cem Garipoğlu’nun çocuk polisi tarafından işlem gördüğünü, ifadesinin psikolog, pedagog ve avukat gözetiminde savcılıkta alındığını ve çocuk mahkemesinde yargılanarak çocuk cezaevine gönderildiğini belirterek, bu uygulamanın Kürt çocuklarına gösterilmediğini, Kürt çocuklarının terörle mücadele ekipleri tarafından sorgulandığını, özel yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından yargılanarak sadece Adana kentinde 84 Kürt çocuğuna 400 yıl 6 ay ceza verilip cezaevlerine gönderildiğini söyledik.

Yaşanan hukuk dışı uygulamaların AKP hükümeti tarafından yürütülen Kürt Açılımıyla aynı zamanda gerçekleştiğini vurgulayarak açılımın demokrasi, özgürlük ve eşitliği getirmeyeceğini ve zaten AKP’nin böyle bir derdi olmadığını söyledik.

Açılımın; Kardeşliğin ülkesini kurmak olduğunu, bunun için de kararlı bir şekilde mücadele edeceklerini ifade ederek, açıklamayı tutuklu çocukların serbest bırakılmasını isteyerek sonlandırdık. Yapılan basın açıklamasının ardından cezaevlerinde tutuklu bulunan çocuklara kartpostal ve mektup gönderdik.
Adana Liseli Genç Umut