" bitmedi daha sürüyor o kavgave sürecek
yeyüzü aşkın yüzü oluncaya dek..."
Türkiye halkları bundan tam 29 yıl önce 13 Aralık 1980'de en onurlu evlatlarından birini kaybetmenin acısını yaşadı. Devrimcilere ve halka gözü dönmüşçesine saldıran, ABD'nin bizim çocuklar diye bahsettiği 12 Eylül paşaları 17 yaşında bir genci Erdal Eren'i kemik yaşı tespitiyle yaşını büyüterek idam etti.
Erdal Eren Şebinkarahisar'da doğdu. 1967 yılında Şebinkarahisar Halkevi'nde devrimci düşünceyle tanıştı. Artık hayatına bir devrimci olarak devam etmeyi kararlaştıran Erdal'ın ailesinin Ankara'ya taşınmasıyla hayatında yeni bir dönem başladı. Ankara Yapı Meslek lisesinde öğrenim gören Erdal Eren okuduğu dönemde demokratik lise mücadelesinin ve halkının faşizme karşı verdiği mücadelede hep en ön saflarda yer aldı. Yaşadığı süre boyunca devrime ve sosyalizme olan inancından bir an olsun vazgeçmedi. Ve yine aynı kararlılıkla boynunu uzattı yağlı ilmiğe. Tıpkı nicelerinin yaptığı gibi bırakmadı son görevi celladına...
Darbeciler Erdal Eren'i idam ederek gençliğin gelecek güzel günlere olan inancını yok edebileceklerini zannettiler ama yanıldılar. Erdal da yazmamışmıydı zaten. Son mektubunda sizin binlerce evladınız var diyordu anne babasına. Evet bugün binlerce ERDAL paralı, niteliksiz, gerici eğitime karşı duruyor, idare baskısına direniyor, kantin fiyatlarına isyan ediyor, demokratik bir lise için mücadele ediyor. Binlerce liseli ERDAL'laşıyor haksızlığın ve zulmün önünde. Erdal'ı idam ederek iktidarlarını koruyabileceklerini zannedenler, yeni ERDAL'lar karşısında korkudan tir tir titriyor.Ancak korkunun ecele faydası yok. Çünkü bizler eğitim hakkımızı satanlardan, geleceğimizi çalanlardan, Erdal Eren ve nice devrimciyi katledlenlerden hesap sormaya kararlıyız. Ve yok ettikleri sandıkları devrimcilerin, Erdal'ların, Veysel'lerin, Denizler'in ve nicelerinin yaşadığını okullarda örgütlediğimiz muhalefetle ve yaptığımız eylemlerle herkese göstermeye devam edeceğiz...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder